Evet, dünyanın en gidilemeyecek köşelerine olan yolculuğumuz sürüyor. Bu seferki hedefimiz Kuzey Kore, yani en iyi Kore!
Uzun zamandır yazmadığım bir gerçek ama sanılmasın ki içimdeki “gitme” aşkı azaldı. Bu kadar uzun süre yazmamanın diyeti olarak bu sefer gerçekten de gidemeyeceğim bir yer yazmaya karar verdim. Hem de o kadar yakın olduğu halde…
Yunanistan’ın doğusundaki Halkidiki yarımadasında bulunan Athos Dağı sanırım asla gidemeyeceğim bir yer. Çünkü maalesef kadınların girmesi yasak!
Bu yazımızda Pasifik’in derin, mavi sularında dolaşmaya devam ediyoruz. Teorik olarak popüler turistik yerleri yazmayı düşünmüyordum ancak pek sevgili bir arkadaşım rica edince kıramadım. Hem yeni yılın bu soğuk günlerinde böyle bir yolculuk hepimize iyi gelmez mi? Bu sebeple, Pasifik’in inci kolyesi Bora Bora’ya hoş geldiniz!
Bu sefer, kıtalardan biraz daha fazla uzaklaşıp Pasifik Okyanusu’nun ortalarında gezintiye çıkıyoruz. Hedefimiz, Polinezya adalar topluluğunun en ucunda kalan Paskalya Adası.
Şili hakimiyetinde olan bu volkanik ada Şili’den 3700 km. kadar uzakta yer alıyor. Ada, ilginç adını kendisini kayıtlara geçiren Jacob Roggeveen’in bu keşfini Paskalya günü yapmış olmasından alıyor.
