Çünkü dünya çok büyük!

Tristan da Cunha

Sizin arkadaşlarınız bu yaz nereye gitti? Dünyanın dört bir yanından birbirinden güzel tatil fotoğrafları Facebook ve Instagram sayfalarınızı yeterince doldurdu mu? Şimdi arkadaşlarınızı kıskandırma sırası sizde.

Dünya üzerinde yerleşim olan bölgelere en uzak olan izole vatan Tristan da Cunha’ya hoş geldiniz!

Az sonra size anlatacağım yere gidebilirseniz, büyük ihtimalle Avrupa’ya hatta Tahiti ya da Bali’ye giden arkadaşlarınızdan daha büyük sükse yapabilirsiniz. Ya da yapamazsınız, zira nerede olduğunu anlatmanız bile zor olacak. Belki de geri dönmezsiniz gerçi.

By Brian Gratwicke from DC, USA

Nasıl Acayip Bir Yere Gidiyoruz?

Aslında burası bir takımada ve yazıya başlarken ismiyle bloguma büyük uyum sağlayacak Ulaşılmaz (Inaccessible) Ada’yı yazmayı planlıyordum ama takdir edersiniz ki böyle bir adanın yazılacak pek bir özelliği yok.

Tristan da Cunha takımadaları, aynı ismi taşıyan merkez ada, Ulaşılmaz Ada, üç küçük adacıktan oluşan Nightingale adaları ve Gough Adası’ndan oluşuyor. Yukarıda bahsettiğim gibi bir diğer yerleşim merkezine en uzak yer burası, mesela en yakın yerleşim bölgesi olan St. Helena yalnızca 2.000 kilometre uzakta. Orayı beğenmezseniz 2.400 kilometre uzakta
Güney Afrika kıtası var. Kısaca, kafa dinlemek için daha iyi bir yer
bulamazsınız.

Şimdi de bu adalardan kısaca bahsedip son olarak da merkeze göz atalım. Diğer kardeşleri gibi Birleşik Krallık’a bağlı olan Gough Adası, Gonçalo Alvares tarafından keşfedilip kendisinin adıyla anılan bir adayken, daha sonra İngiliz gemi kaptanı Charles Gough’un adayı “tekrar” keşfetmesinden sonra onun adıyla bilinmeye başlandı.

Bir meteoroloji istasyonu dışında kimsenin yaşamadığı 90 kilometrekarelik bu adada birbirinden güzel kuşlar var. Ama elbette insanın adım attığı her yer gibi burada da denge sarsılmış; bir şekilde gemilerle adaya gelmiş olan fareler üreyip başta yerel albatroslar olmak üzere tehlike altındaki bazı kuşların soyunun tükenmesine sebep olacak kadar zarar yaratmış. İngiltere halen bu farelerin yok edilmesine uğraşıyor.

Fareler her yerde! – Kaynak

Nightingale adalarından olan Middle Adası ve Stoltenhoff Adası, kuşların çoğalmaları için büyük öneme sahip, insan yerleşiminin olmadığı iki ada. İkincisinin ismini kimden aldığını da az sonra öğreneceksiniz.

Bütün Adalar Bomboş mu?

Nightingale Adası ise diğerlerine göre daha canlı. Yine karaya çıkmanın zor olduğu bir ada olan Nightingale’in eski dönemlerde korsan yuvası olduğu ve hatta adada gömülü altın hazineler olduğu söyleniyor. Elbette henüz bulunmamış olan bu hazineyi keşfetmek için adaya gitmeyi düşünüyorsanız
Tristan da Cunha dışından gelen herkesin oradan bir rehberle dolaşmak zorunda olduğunu unutmayın. Yerleşim ve turizm olmayan adaya anca
Tristan’dan kısa turlarla gidip doğal hayatı gözlemleme şansına
ulaşabilirsiniz. 2011’de ada yakınında karaya oturan bir gemiden sızan petrol sonucu ada faunası zarar görmüş olsa da penguenler Tristan’a taşınıp
temizlenerek kurtulmuş.

1656’da keşfedilen Ulaşılmaz Ada ise elbette ulaşılamamasıyla ünlü. Adayı keşfeden Hollandalılar da, daha sonra gelen Fransızlar da adanın kıyılarını kaplayan kayalıklardan ileri geçmeyi başaramamışlar. 1871’de gelen ve adını yukarıdaki bir başka adada görmüş olduğunuz Stoltenhoff kardeşler adaya yerleşip orayı bir ticaret üssüne çevirmeyi, geçen gemilere ikmal için malzeme satmayı planlamışlarsa da adanın oradan gemi geçmediğini unutuvermişler. Kardeşler, iki sene sonra adadaki doğal yaşamı incelemek için uğrayan Challenger gemisi ile kurtarılmışlar. Ama yine de isimlerini yakındaki bir diğer adaya vermeyi başarmışlar.

Nasıl Bir Yer Tristan de Cunha?

Gelelim bölgenin yıldızı Tristan de Cunha’ya…  Ufak tefek ve uzak olmasına rağmen bu adanın oldukça ilginç özellikleri bulunuyor. Kayalıklarla ve sarp tepelerle kaplı bu adanın en düz yerinde merkez olan Edinburgh of the Seven Seas isimli başkent yer alıyor. 1867’de Kraliçe Viktorya’nın oğlu
Edinburgh Dükü’nün ziyaretiyle adını almış olan bu şehir, doğal olarak nüfusun neredeyse tamamını barındırıyor.

Tristan’ın demografisi de ilginç; tüm nüfusun 8 erkek 7 kadın, toplam 15 atadan geldiği düşünülüyor. 270 civarı sayıda olan Tristan vatandaşları, topu topu 8 soyadı paylaşıyor (Merak edenler için; Glass, Green, Hagan, Lavarello, Repetto, Rogers ve Swain).

Elbette bu kadar az nüfusta uzak da olsa akraba evliliği yaşanıyor ve bu yüzünden başta glokom ve astım olmak üzere bazı genetik hastalıklar adada net olarak görülüyor ve pek çok araştırmaya konu oluyor. Adaya renklilik katmak için buraya yerleşmeyi düşünüyorsanız unutabilirsiniz, zira Tristan halkı yeni yerleşimcilere ve göçmenlere izin vermiyor.

Adada öncelikli geçim kaynağı devlet daireleri ve ıstakoz fabrikası
olsa da çalışabilecek durumdaki her yetişkin aynı zamanda çiftçilik de yapıyor.

Adanın tarım yapılabilen toprakları komünal olarak paylaşılmış ve daha iyi
durumda olan ailelerin çok daha fazla kazanç elde etmesinin önüne geçmek için çeşitli önlemler alınmış. Yani dünyanın diplerinde bir yerde mutlu bir komünal yaşam prototipi yaşanıyor.

Gidebiliyor Muyuz Tristan de Cunha’ya?

Gelelim asıl mevzuya… Tristan da Cunha’ya gidebilmek için çok fazla opsiyonunuz yok. Adalardan herhangi birinde havaalanı bulunmuyor, yalnızca gemilerle ulaşım sağlanıyor. Yılda 8-9 kere falan Güney Afrika’dan balıkçı tekneleri geliyor, o da 6 gün gibi bir sürede. Belki yaz aylarında (Güney Yarımküre olduğunu unutmayın) adaya uğrayan cruise gemisi bulabilirsiniz ama şansınıza çok güvenmeyin derim. Dünyanın ucuna gitmek kolay mı sandınız?

Tristan da Cunha benim yeni hedeflerimden birisi oldu. Gidip okyanus manzarasına karşı kitabımı okumak, yerlilerin ördüğü kazağımı giyip
leziz kerevitlerden bolca yemek istiyorum. Siz istemez misiniz?

Bu arada, sizin de sanki her gün başka bir tatile çıkıyormuş hissi veren arkadaşlarınız var mı? Hani böyle iş güç olmayan, her ay başka bir tatilin yapılabildiği hayatlar yaşıyorlar gibi. Çok özeniyorum, öyle böyle değil.

Dünyanın daha ulaşılmaz bir yerinde görüşene kadar, ciao!

Kaynaklar:

Wikipedi
http://www.tristandacunha.org
http://www.lonelyplanet.com
http://oceandoctor.org
https://www.flickr.com
http://www.dailymail.co.uk
http://www.southafrica.to

Önceki

La Isla de la Munecas

Sonraki

Kiribati

  1. Her zamanki gibi harika 🙂 Daha sık güncelleyin lütfen.

  2. Çok teşekkür ederim.
    Seyahat şirketinde çalışmaya başladığımdan beri seyahat yazılarımın azalmış olması kaderin bir cilvesi olsa gerek 🙂

  3. Adsız

    Şu son yazdığın çok tatil yapanları biraz açar mısın?

  4. Senin gibi 3000 yıldır çalışıp tatillerini fazlasıyla hak etmiş olmayan birtakım insanlar.

  5. En son kaç sene önce burası için iş ilanı vardı noldu acaba 🙂

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

© 2025 Gidemedigimyerler.com | Vuslat tarafından sevgiyle yazıldı