Çünkü dünya çok büyük!

Kategori: Aurora Borealis

Grönland

Havalar boğucu sıcaklığa ulaştı. Prensip olarak sıcak yaz döneminde serin yerler yazmayı kararlaştırdım ama tabii bir sonraki yazıda fikrimi değiştirebilirim. Bu sıcağa neresi gider diye düşündüm, sonunda olmayan yeşilliği ile Grönland’da (Greenland) karar kıldım.

Grönland ismi ve cismi ile çok çelişkili bir yer. Kuzey Amerika’nın uzantısı ama Avrupa’ya bağlı. Kocaman ama küçücük Danimarka’nın kontrolü altında. Adı “Yeşil Ülke” ama buzlarla kaplı. Yazının devamında bu çelişkileri anlamlandırmaya çalışacağız.
Öncelikle keşif ve isimlendirmeye gelelim. Adanın isimlendirilmesi mevzusu kandırmaca üzerine kurulu. Adını duymuş olabileceğiniz Norveçli Kızıl Erik (ki Kuzey Amerika’ya Colombus’tan 500 yıl önce ayak basan kâşif Leif Erikson’un babası olur), cinayetten dolayı Norveç’ten sürülür. İzlanda’ya gelen Kızıl Erik burada da rahat durmaz ve 980’li yıllarda işlediği cinayetlerden dolayı İzlanda’dan da kovulur. Yola koyulur ve Grönland’ı keşfeder. Buzlarla kaplı ve azıcık yeşilliğe sahip bu yere “Yeşil Ülke – Greenland” adını vermesinin sebebi de başka yerleşimcilerin ilgisini çekmesi ve onların da buraya gelmesi içindir. Kısaca Kızıl Erik, ismine kanıp yemyeşil bir yere geleceklerini düşünmeleri için güzel bir yalan atmıştır.
Bundan daha önceki dönemlerde Grönland’da Alaska’dan gelen Inuitlerin (Eskimo) izlerine rastlanıyor. Daha sonraki dönemde Erik’in kolpası tutuyor ve adanın güneybatı kısımlarında İzlanda ve Norveç kolonileri kuruluyor. Tabii ki bu yerleşimler iklime bağlı olarak -özellikle küçük buz çağlarında- zaman zaman yok oluyor ve yeniden kuruluyorlar. Tabii arada Inuitlerle yaşanan çatışmalar da var, bunlar da Avrupalı yerleşimcileri uzaklaşmaya itiyor.
Devamını kısaca özetleyecek olursak Danimarka Amerika’ya yerleşimci gönderirken burayı da es geçmiyor, daha sonra Norveç’le yapılan bir anlaşma ile özünde Norveç’e ait olan Grönland, İzlanda ve Faroe Adaları Danimarka’nın oluyor. Zaman içinde de özerk bir yönetime kavuşuyor. Şu anda Danimarka kraliçesi Grönland’ın da yöneticisi durumunda. Adada 55 bin ile 60 bin arasında kişi yaşıyor ve muhtemelen Hıristiyanlıkla geç tanıştıkları için henüz oldukça dindarlar.
Adanın büyüklüğü ile ilgili olarak Ekşi Sözlük’te okuduğum bir bilgiyi burada alıntılamak istiyorum: “çoğu dünya haritasında eşşek kadar görünmesinin sebebi projeksiyon seçimidir. aynı seçim, avrupa ve amerikanın da olduğundan büyük görünmesine yol açmaktadır. bunun da politik nedenleri olabileceği hakkında komple teorisyenlerine büyük malzeme çıkabilir (daha farketmediler ama)
mesela buna örnek vermek gerekirse grönland afrikadan daha büyük görünmesine rağmen aslında yüzölçümü olarak afrika grönlandın 13 katıdır. grönlandın gerçek boyutlu olduğu dünya haritası için gall-peters projeksiyonlu bir haritaya göz atabilirsiniz. (bkz: http://en.wikipedia.org/wiki/gall-peters_projection)
” Arthon – Yazının Linki
Daha yerel bilgilere gelecek olursak, öncelikle bilinmesi gereken şey Grönland’daki şehirler arasında otoyol bulunmadığı. Yani bir şehirden diğerine arabayla gidemiyorsunuz. Zaten kısıtlı olan yerleşim bölgesinin fiyortlarla kaplı olması böyle bir duruma yol açmış. Sonuç olarak her şehirde havaalanı var ve hava ulaşımı ülkenin temel ulaşım kaynağı. Deniz yolunu da kullanabilirsiniz ama tabii deniz buzlarla kaplı olmazsa.
Bu buzlarla kaplı yerde ne yapılır? Elbette turizmi öncelikle buz aksiyonları üzerine kurulu. Köpeklerin çektikleri kızaklara binebilir, balık tutabilir, kutup ayılarını reklam kuşağı dışında görme zevkine erişebilir ve bolca kayak yapabilirsiniz. Bunun dışında Inuit yerlilerinin hayatını gözleyebilir (modern hayvanat bahçelerinde soyu tükenen insanlar var artık), termal göllere girebilir ve elbette Kuzey Işıkları’nı (Aurora Borealis) izleyebilirsiniz. 
Kuzey Işıkları demişken bir de beyaz geceler var tabii. Örneğin başkent Nuuk’un kuzeyindeki Ilulissat’a 25 Mayıs – 25 Temmuz arasında giderseniz batmayan güneşi görebilirsiniz. Gece yok, sürekli aydınlık. Tabii tam tersi olarak kış ortasında giderseniz de asla ufuktan yükselmeyen güneşi görebilirsiniz (ya da göremezsiniz). O zaman da gündüz yok, devamlı alacakaranlık. Yalnız benden söylemesi, duyduğum kadarıyla bu dönemler alışık olmayanlar için ağır depresyon yaratabiliyormuş. Yazın uyuyamamak, kışın da güneş yokluğu oldukça sinir bozucu olmalı.
Bu arada, Grönland da elbette buzlarla kaplı her yer gibi çok güzel görüntülere sahip bir yer. Buzun her rengi var, sıcak bastıkça açıp açıp bakıyorum, kendime geliyorum.
Evet, yaz sıcağında gidilmesi hoş olabilecek bir yer Grönland. Ama nasıl gidilir? Havayolu ile kendiniz gitmek isterseniz sadece Danimarka Kopenhag’dan ve İzlanda Reykjavik’ten Grönland’a uçuş var. Onlar da gidiş dönüş 800 € civarında (Tabii kışın daha ucuz olabilir ama onu göze almak zor). Bu arada Grönland’da DKK yani Danimarka Kronu geçtiğini de belirtmek lazım. Grönland’a ulaştığınız zaman karada ya da denizde çeşitli turlara katılabilirsiniz. Yaklaşık bir haftalık bu turlar 3 bin eurodan başlıyor. Yani Grönland fakir işi bir yer değil maalesef.
Dünyanın gidilemeyecek başka bir yerinde görüşene kadar – Angalalluarina!
Kaynakça:
Wikipedia
Ekşi Sözlük
CIA Factbook

Laponya

Bu sefer yine dünyanın kuzey uçlarında dolaşmaya devam ediyoruz. Gidemediğimiz yolculuğumuzun bu seferki adresi Laponya. Laponya bir ülkeye değil bir bölgeye verilen isim ve Finlandiya ile İsveç’in en kuzeyindeki ortak bölgeyi kapsıyor. İsveçliler “Lapland”, Finler ise “Lappi” adını vermişler bu bölgeye. Bölgenin Barents Denizi ve Norveç Denizi’ne kıyısı bulunuyor.

Kuzey Kutbu’na en yakın yerlerden olan Laponya, şakaya gelir bir coğrafya değil.

Baharda -28 dereceyi gösteren termometre, uçaktan indiğiniz anda derinizin ve gözlerinizin yanmasına ve burnunuzun kanamasına sebep olabiliyor. Kilometrekareye ortalama “1” insanın düştüğü bu yer, muhteşem güzelliklerini insanların erişemeyeceği şekilde saklayarak ancak gerçekten adanmışların onları görmesini istiyor olabilir pekâlâ… Ayrıca dünyanın en muhteşem armalarına sahip olmasının arkasında da bu sebebin yattığını düşünüyorum.

Bölgede yaşayan yerli halk ise Samiler. Laponya haricinde, Samilerin yaşadığı ve dört ülkenin kuzey bölgelerini kapsayan (İsveç, Norveç, Finlandiya, Rusya) “Sápmi” adında bir bölge daha var ki bu bölge Laponya’yı da içeriyor.
Laponya’ya geri dönelim. Bölgenin en büyük iki şehri Rovaniemi ve Kiruna. Biri Finlandiya’da diğeri İsveç’te olan iki bölge de sanayi ve turizm açısından gelişmiş şehirler ve üniversiteler sayesinde canlı bir öğrenci nüfusuna sahipler. Rovaniemi, dünyanın en kuzeydeki McDonald’s şubesine sahip şehir olmak gibi bir unvana sahip. Ayrıca her iki şehir de yılın belli dönemlerinde çeşitli sanat festivallerine ev sahipliği yapıyor.
Bölgenin en büyük turizm aktivitesi kızak ve elbette muhteşem “Aurora Borealis”. Kuzey Işıkları olarak da bilinen bu çarpıcı doğa olayının en güzel gözlendiği bölgelerden birisi Laponya. Sırf bunun için dünyanın diğer ucuna gidip yarı donar halde burun kanamamızı durdurmaya çalışmaya değmez mi?
Kızak da bir diğer değişik aktivite. Çeşitli yöntemleri var; kar motosikleti, köpekli kızaklar ya da geyikli kızaklar. Bu yolculuk oldukça zorlu, hava şartları dışında güzergahta 5 yıldızlı restoranlarda mola vermiyor, rehberinizin gösterdiği basit bir kulübede ateş üzerinde hızlıca hazırlanmış yemekleri yiyorsunuz. Fiziksel kondisyonunuzun oldukça yüksek olması gerekiyor zira hayvanları yönetmek de ayrı bir güç istiyor.
Buraya kadar gelmişken, ünlü buz otelleri de ziyaret etmek isteyebilirsiniz. Bu oteller her yıl sonbaharda yeniden yapılmaya başlanıyor, kış ortasında hizmete açılıyor ve bahara kadar açık kalıyor. Yani bir sene kaldığınız odada bir daha kalma şansınız bulunmuyor. Evet, yataklar falan her şey buzdan. Ama elbette sizi buzun üzerinde yatırmıyorlar, özel termal tulumlar yüksek konfor sağlıyor. Buzdan bardaklarda içinizi ısıtacak içkiler içip buzdan koltuklarınızda kutup hayatının keyfine varıyorsunuz. Elbette yemekler de buzdan tabaklarda geliyor. Böyle bir deneyimin yüksek bir fiyatı var (iki kişilik oda yaklaşık 400-700€ arasında) ama kanımca kesinlikle değer. Hem Finlandiya hem de İsveç bölgesinde bu otellerden bulabilirsiniz.
Nasıl gidebilirsiniz? Her iki ülkede de arabayla kuzeye ilerleyebilirsiniz. Yolları oldukça müsait. Bunun yanında Finlandiya’da Rovaniemi, Kittilä ve Ivalo’ya, İsveç’te Luleå’ya başkent ya da büyük kentlerden uçakla ulaşabilirsiniz. Tren de bölgeye ulaşmak için rahat ama uzun bir seçenek.
Derler ki, güneşin ya da ayın batmadığı bu gökyüzünün altındayken sessizliğin sesini duyabiliyormuşsunuz. Kendinizle ve doğayla baş başa, vahşi hayvanların kafes altında olmadığı bu yerde, var oluşun değişik bir tadını yakalamanın mümkün olduğuna gerçekten inanıyorum.
Haftaya dünyanın başka bir köşesinde buluşana kadar, Gute Reise!
Kaynaklar:
Wikipedia
www.kesfetmekicinbak.com
www.snowvillage.fi
http://www.icehotel.com/

© 2021 Gidemediğim Yerler

Theme by Anders NorenUp ↑